Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

ATASÖZLERİ ve DEYİMLER

anasayfa

 

Abdal evinde kaymak mı bulunur.

Abdestsize namaz dayanmaz.

Acele etsen de iş varacağına varır.

Acemi nalbant, gavur eşeğinde öğrenir.

Acı acıyı, su sancıyı savar.

Açı eyleme, toku söyletme.

Acıkan doymam sanır.

Acıyan eşek, attan ileri gider.

Aç bırakma hırsız olur; çok söyleme arsız olur.

Açın açığı, çıplağın kabadayısı.

Açlığılan tokluğun arası yarım ekmek.

Açma kütüğü, söyletme kötüyü.

Adamakla mal mı tükenir.

Adı çıktı dokuza, inmez sekize.

Ahmak misafir, ev sahibini ağırlar.

Ağanın alnı terlemeyince, ırgatın burnu kanamaz.

Ağır kazan, geç kaynar.

Ağır ol da kamil desinler.

Ağıza tat, boğaza mihnet.

Ağızdan burun yakın, kardaştan karın yakın.

Ağzı açık ayran delisi

Ağlayak da gözden mi olak

Ağrısız baş mezar da gerek.

Akçe bulsam çıkı yok.

Akıllı evladım var neylersin malı; akılsız evladın var yine neylersin malı.

Akılsızın şaşkını, beyaz giyer kış günü.

Akılsız köpeği yol kocatır.

Akranıyla konuşmayanın sesi semadan gelir.

Alacağın bir iğne, çeliğin okkasını orantıya vurursun.

Alan satandan umar

Alçak yerde yatma sel alır; yüksekte yatma yel alır.

Al elmaya taş atan çok olur.

Alem unutmuş, kalem unutmamış.

Alımı aldım, morumu soldurdum.

Alışmış kudurmuştan beterdir.

Allah aptala eşeğini kaybettirir, sonra buldurup sevindirir.

Allah şaşırttı mı dayıya hala dedirtirmiş.

Allı yelek, pullu yelek; gömlek yok canfes neye gerek.

Al kaşağıyı gir ahıra, yağır olan gocunsun.

Anan turp, baban şalgam; sen için de gülbe şeker.

Arsızın ar nesine; gömleği uzun yar nesine.

Ar namus tertemiz.

Armudu sapıyla, üzümü çöpüyle, pekmezi küpüyle.

Arı satmış, namusu tellala vermiş.

Ar gözden, kar yüzden anlaşılır.

Arap eli öpmekle dudak kararmaz.

Asıl azmaz, bal kokmaz; kokarsa ayran kokar, çünkü aslı süttür.

At ölür de, itler bayram eder.

Atlıyı attan indirir.

At ile avrat yiğidin bahtına.

At elin, torba emanet, bizim dahdahımız var.

Atın ölümü arpadan olsun.

At binicisine göre kişner.

Avradı er zaptetmez, ar zapt eder.

Aylak sirke baldan tatlıdır.

Ayağı dokunmadık taş, başa gelmedik iş olmaz.

Ayağın sığmayacağı yere, baş sokulmaz.

Az yaşa, uz yaşa akıbet gelecek başa.

Babam bana öğüt verirken, ben inek gözünde kırk sinek saydım.

Baba mirası yanan mum gibidir.

Babası ölen bey, anası ölen kadın olur.

Bağa bak üzüm olsun, yemeğe yüzün olsun.

Bağ dua değil, çapa değil ister.

Baht olmayınca başta, ne kuruda biter, ne de yaşta.

Bakkal ölenin borcunu diriye ödettirir

Bal döksen yalanır.

Bal bal demekle, ağız tatlanmaz.

Başıma uymayan takke elin olsun.

Başında fese bak, girdiği kümese bak.

Başına ecemi berbere teslim eden cebinde pamuk eksik etmesin.

Belli düşman, gizli dosttan yeğdir.

Benim sakalım tutuştu, sen cigara yakmak istersin.

Beş kuruşluk fener o kadar yanar.

Beşik arkası da gurbettir.

Bilmediği beş vakit namaz, bilir de yanına varmaz.

Bir çakımlık gav gibi.

Bir dirhem et, bin ayıp örter.

Boyumca buldum, huyumca bulamadım.

Bir nalına vurur, bir mıhına.

Bir yerim diyenden, bir de yemem diyenden kork.

Bize gelince yiyip içelim, size gelince gülüp geçelim.

Büyük lokma ye, büyük söyleme.

Bu iş kabak tadı verdi.

Bulursa yer, bulmazsa ağzını poyraza açar.

Böyle duanın, böyle amini olur.

Borç ödemekle, yol yürümekle biter.

Borç benim de tasası senin mi?

Boynuz ararken, kulaktan da olacak.

Bostancıya kelek satar.

Boş ite, menzil olmaz.

Boş boğazı ateşe atmışlar da odun yaş diye bağırmış.

Can sefadan da usanır, cefadan da.

Cennete gitse, fidan kırar; cehenneme gitse kazan deler.

Çalmadan oynar kel güdük, ne davul ister ne düdük.

Çatal kazık yere geçmez.

Çıra dibine karanlık.

Çobana verme kızı, ya koyun güttürür, ya kuzu.

Çoluk çocuk ile eyleme pazar, arpa alır ambardan buğday yazar.

Dağdan yayılır, gölden sulanır.

Dağına göre kış olur.

Dandin desen oynar.

Davulu görür oynar, mihrabı görür ağlar.

Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.

Deveye oyna demişler, dokuz kazan süt devirmiş.

Deveyi hendekten atlatan bir tutam ottur.

Dibi görünmeyen kaptan su içme.

Dilencinin torbası dolmaz.

Dileyen Leylasını da bulur Mevla’sını da bulur.

Dilim, dilim; dilim dilim etti benim dilim.

Dilim, senden çektiğim zulüm.

Dirlik olmayan yerde varlık olmaz.

Doğruluk minarede kalmış.

Doğru sarsılır amma yıkılmaz.

Deliyle çıkma yola ya sağa sapar ya sola.

Demir nemden, insan gamdan çürür.

Deniz yanında kuyu kazılmaz.

Dert ağlatır, aşk söyletir.

Dert derdi açar.

Deveci ile dost olan kapısını yüksek açar.

Dostluk başka alışveriş başka.

Dost yoluna post olmalı.

Düğün olur iki kişiye, tasası düşer deli komşuya.

Düz ovada sivri bela.

Ecel geldi baş ağrısı bahane.

Eceli gelen köpek cami duvarına siyer.

El adamı var sever, er adamı sağ sever.

El ağzına bakan, avradını tez boşar.

Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez.

El elin nesine, gülerek gider yasına.

Ele verir talkını, kendi yutar salkımı.

Elin iyisinden, kendi kötümüz yeğdir.

Elti elti ile iyi olsa da, bohçası hamamda çekişir.

Emanetin canı cebinde olur.

En akıllısı Deli Bekir; o da duvarda bağlı yatır.

Erine göre bağla başını; tencerene göre kaynat aşını.

Eski çamlar bardak oldu.

Et tırnaktan ayrılmaz.

Gelin atta, kısmeti yadda.

Gök görmediğin bir oğlu olmuş; tutmuş bacağından ayırmış.

Güneş çarığı sıkar, çarık da ayağı.

Halep oradaysa arşın burada.

Haline bakmaz harim duvarı atlar.

Hamama gider kurnaya; düğüne gider zurnaya aşık olur.

Hamam levhası gibi, bir kadınlara, bir erkeklere.

Hareket olmayan yerde, bereket olmaz.

Hasmın karınca ise de merdane bil.

Hastaya çorba sorulmaz.

Haydan gelen huya gider.

Hayvanın alası dışında, insanın alası içinde.

Hesapsız kasap, ya bıçak kırar, ya masat.

Hısım ile ye iç de alışveriş etme.

Hileden onsaydı, fare onardı.

Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.

İçi beni dışı seni yakar.

İki kaptan bir gemiyi batırır.

İnanma dayına ekmek al yanına.

İnsanın eti yenmez, derisi giyilmez.

İnsanın yere bakanından, suyun ağır akanından kork.

İnsan çiğ süt emmiştir.

İp koptuğu yerden ulanır.

Is yanına varanda is, mis yanına varanda mis kokar.

İte dalanmadan çalıyı dolan.

İti an, eline taşı al.

İtin ayağını taştan mı sakınırsın.

İtin başında takke durmaz.

İt kuyruğuna buyurur kuyruğu da ite.

Karaman okkası çelebi lokması.

Karanlıkta göz kırptığını nerden bileyim

Karnın doymazsa gözün doysun.

Kel oğlan ekin ekti, yemeden başa kalktı.

Kıratın yanında eğleşen ya huyundan ya tüyünden.

Köpekten toklu olmaz.

Kör atın kör alıcısı olur.

Ne kızı verir ne dünürü küstürür.

Oğlan babadan öğrenir sofra düzmeyi, kız anadan öğrenir sokak gezmeyi.

Oğlan dayıya kız halaya benzer.

Oğlan yedi oyuna gitti, çoban yedi koyuna gitti.

Oğlumu doğurdum amma gönlünü doğurmadım.

Oğlunu seven hocaya vermez; kızını seven kocaya vermez.

Oldu olacak kırıldı nacak.

Oynayamyan gelin yerim dar der.

Oyunda cıllıma.

Ödünç yiyen kesesinden yer.

Öksüzün yüzü küllü olur.

Öküz öldü ortakçılık ayrıldı.

Önce bol bol yiyen sonra bel bel bakar.

Öz ağlamayınca göz ağlamaz.

Parasız tellal bağırmaz.

Sabır ile koruk helva; dut yaprağı atlas olur.

Saç sefadan, tırnak cefadan uzar.

Sağ baş yastık istemez.

Sana vereyim bir öğüt kendi ununu kendin öğüt.

Sarımsağın sıkından seyreği yeğdir.

Saygı sayana, terbiye alana göredir.

Sel gibi geldi kum gibi kaldı.

Sen bilirsin deyince akan sular durur.

Sen daha çok yorgan geversin.

Senden yumurta alan sarısını bulamaz.

Serçenin gönlünden şahinlik geçer.

Seversen oğlunu sev, kız kendini sevdirir.

Sıçanın geçtiğini aramam da, yol olur kalır.

Sıkça varma dostuna, kalksın ayak üstüne.

Sırtımda yumurta kefesi yok ya.

Sinek pis değil ama mide bulandırır.

Sonradan görmüş, dininden dönmüş.

Sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir.

Su bulanmayınca durulmaz.

Su geldi teyemmüm bozuldu.

Suçu gelin etmişler, güveyi duran olmamış.

Susuzluğundan yayılmaz.

Sütlü koyunu sürüden ayırmazlar.

şaire lazım olan bir sazla bir sözdür.

şehre gider köy haberiyle gelir.

şeytan eniğini yitirse bulamaz.

Tanesiz aş olmaz, kaygısız baş olmaz.

Tarlanın taşlısı kızın kaşlısı.

Taşıma su ile değirmen dönmez.

Taş ol da baş yar.

Tat kızın dilinden anası anlar.

Tatlıya yakışmaz soğan; dayısını beğenmez yeğen.

Tay at oluncaya kadar sahibi mevt olur.

Tazısız ava giden tavşansız eve döner.

Tilki tilkiliğini bildirinceye kadar post elden gider.

Toku gönüllemek zor olur.

Ucuzdur var bir illeti; pahalıdır var bir hikmeti.

Unu eledik eleği duvara astık.

Ustamın adı hıdır, elimden gelen budur.

Üşenenin oğlu kızı olmaz.

Üzümünü ye bağını sorma.

Yangına körükle gider.

Yan yatan da yer bir ekmek çamura batan da.

Yörük sırtından kurban keser.

Yazın yaşa kışın taşa oturulmaz.

Yüz verdik astarını ister.

Yedir beni öğeyim seni.

Zekat çebici gibi titrer

Zemheride yoğurt isteyen cebinde bir inek taşır.