Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

C O Ğ R A F Y A

ANASAYFA

 

A - COĞRAFİ KONUM

Karaman, İçanadolu Bölgesi’nin güneyinde yer alan bir İldir. Topraklarının büyük bölümü İçanadolu Bölgesinde, bir bölümü de Akdeniz Bölgesinde bulunmaktadır. İçanadolu’yu Akdeniz’e bağlayan iki önemli yoldan birinin üzerinde bulunması, Onu tarihsel konumuyla olduğu kadar, coğrafi konu bakımından da stratejik bir öneme sahip kılmıştır. Konya, İçel ve Antalya illeriyle komşu sınırları bulunmaktadır. İl merkezi, Orta Toroslar’in kuzey eteğinde olup yüzölçümü 9.393 km.;denizden yüksekliği 1024 mt.dir.

YÜZÖLÇÜMÜ ve YÜKSEKLİK

YER YÜZÖLÇÜMÜ(km2) DENİZDEN YÜKSEKLİĞİ (m)
Merkez

4.922

1.024

Ayrancı

2.577

1.040.

Başyayla 102

1.400

Ermenek

1.103

1.250

Kazımkarabekir 346

1.030

Sarıveliler 343

1.600

B - IKLIM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

Egemen olan iklim yapısı, genelde yazları sıcak ve kurak; kışları soğuk ve kar yağışlı olan karasal iklim yapısıdır. Yani, Içanadolunun temel iklim yapısı, burada da görülmektedir. Ancak, İlin batı ve güneyinde, Orta Toros Dağları’nın Göksu ve kolları tarafından derin bir şekilde yarıldığı vadi tabanlarında, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz İklim özellikleri de görülür. Yağış genellikle kış ve ilkbahar aylarında, yağmur ve kar şeklindedir.

En yüksek sıcaklık ...............................................:39

En düşük sıcaklık .................................................:-26.8

Yağışlı gün sayısı (Ortalama)................................;71

Ortalama nispi nem................................................%63

Bir günde yağan en yüksek yağış .........................:89.8 mm.

Ortalama yıllık yağış miktarı ............................... :346.3 mm.

İlde görülen karasal iklim özelliklerinin sonucu, bitki örtüsü olarak da step (bozkır) türü bitki topluluğu görülmektedir. Bu nedenle, il topraklarının %34’ü, yani 320.772 hektarlık alan, çayırlık ve meradır.

Orman bakımından Karaman iyi bir konumda sayılabilir. İl topraklarının %21,2’si ormanlık alandır. 199.678 hektarlık bir alanı kaplayan ormanlarımızın, ne var ki, önemli bir bölümü baltalık ve maki örtüsü halindedir. Bunun nedeni, Karaman’ın ilk çağlardan beri yerleşime açık oluşu ve bu yüzden ormanların tahrip edilmiş olmasıdır. Tahrip edilen orman örtüsünün yerinde, çalılıklardan ve yabani zeytinden oluşan, Ak denize has maki bitki örtüsü görülmektedir.

Ormanlarımızı oluşturan ağaç türleri meşe, çam, ladin, sedir ve ardıçtır. Ayrıca Toros Dağları arasında dar ve uzun vadi tabanlarında söğüt, kavak ve yabani meyve ağaçları da görülmektedir.

Karaman Valiliğince 1994 yılında başlatılan “Her Köye Bir Orman” kampanyası çerçevesinde, orman varlığının arttırılması yönünde önemli bir adım atılmış, bu çerçevede ilk olarak Süleymanhacı Gölü’nün çevresi ağaçlandırılmıştır.

C - YÜZEY ŞEKİLLERİ (DAĞLAR, OVALAR, PLATOLAR)

Karaman İl sınırları içerisinde bulunan arazinin üçte ikisi dağlıklı arazidir. Il’in en yüksek dağı, Sarıveliler İlçesinde bulunan, Orta Toroslardaki Yunt Dağı’dır ve yüksekliği 3227 mt.dir. Ayrıca, İl merkezinin 20 Km. kuzeyinde bulunan Karadağ, 2271 mt. yüksekliğinde olup; sönmüş bir volkanik dağdır.

İl merkezi ovada kurulmuştur. Hemen güneyinde Torosların uzantıları yer alır. Mut yönünden Akdeniz’e, Merkez Toroslar üzerinde, önemli bir geçit olan Sertavul Beli (Geçidi), İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan önemli geçitlerden biridir. Daha güneyde ve görkemli Orta Toroslar’ın üzerinde, Ermenek, Başyayla ve Sarıveliler İlçeleri yer almaktadır. Bu bölgede yer alan Göksu Nehri’nin iki ana kolu, Orta Toroslarla birleşerek, dik ve derin uçurumlu Taşeli (Klikya) platosunu oluşturmaktadır.

Kazımkarabekir İlçesinden güneye inildiğinde, yine Toroslara ulaşılır. Buranın en yüksek dağı Hacıbaba Dağı ile, doğusunda yer alan Musa, Yülek ve Çavdarlı tepeleri, daha güneyde, Toroslara dahil Geyik ve Bolkar Dağları’na ulaşılır.

Ayrancı İlçesini kuşatan dağlar Bolkar, Bozoğlan, Musa, Meke ve Çakırdağ silsileleridir. Toroslara dahil bu dağların arasındaki “Tarihi Mera Yolu” ndan, İçel İline ulaşma olanağı mevcuttur.

Karaman etrafında bulunan dağların ve Karadağ çevresinde, ovada yer alan iç denizin kıyı kesimlerinde, falezlere rastlanmaktadır. Bu falezlerin (Taraça, Seki) diklikleri 1 ile 10 m. arasında değişmekte olup; 900-995-1010 m. yükseltilerde yer almaktadırlar. Jeolojik devirlerde bu falezler, Karaman-Konya-Ereğli havzasındaki iç denizin seviye değişmelerine bağlı olarak meydana gelmiştir.

Bu havzada yer alan Karadağ, andezit ve dazit intifalarından meydana gelmiş; intifalar, bazaltik lavların çıkışı ile son şeklini almıştır. Karadağ, esas itibariyle büyük bir koni görünümündeyse de, aslında üç koninin birbirleri ile kaynaşmasından meydana gelmiştir. Bu üç koni, Karadağ’ın en yüksek noktası Mihaliç Tepe (2271 m.); bunun kuzeyindeki, Baştepe ve doğusundaki Kızıltepe konileridir. Baştepe’nin üzerinde, çapı 150 m. olan bir krater bulunmaktadır.

Karadağ’da yer alan kraterlerin en büyüğü, büyük bir kısmı tahrip olan Mihaliç konisi üzerindedir. Bu kraterin uzun ekseni 500 m. ve genişliği 600 m.dir. Bu konilerin yağları da aynı değildir. En yenisi Baştepe konisidir. Zira, çok daha yüksek Mihaliç tepe konisinin zararına, onu kısmen parçalayarak çıkmıştır. Bölgede bulunan diğer volkanik koniler ise Trakit, Andezit tüfleri ve hematit cinsi tüflerden oluşmuştur. 

BAŞLICA DAĞ ve TEPELER

ADI YÜKSEKLİĞİ İLÇE BAŞLICA DAĞ GRUBU ÖZELLİĞİ
Hacıbaba Dağı

2.481

K.K.Bekir

Orta Toroslar

Tektonik

Yunt Dağı

3.227

S.Veliler

Orta Toroslar

Tektonik

Karadağ

2.271

Merkez

Orta Toroslar

Volkanik

B.Koçaşlı

2.158

S.Veliler

Orta Toroslar

Tektonik

Azıtepe

2.149

Merkez

Orta Toroslar

Tektonik

Göktepe

2.082

S.Veliler

Orta Toroslar

Tektonik

Kurtoğlu tep.

2.073

S.Veliler

Orta Toroslar

Tektonik

Turansa Dağı

2.045

S.Veliler

Orta Toroslar

Tektonik

Belenyurt

2.010

S.Veliler

Orta Toroslar

Tektonik

Şavşat Beli

2.003

Ermenek

Orta Toroslar

Tektonik

Yalman Tepe

1.975

S.Veliler

Orta Toroslar

Tektonik

Karaduvar

1.946

Ermenek

Orta Toroslar

Tektonik

       
Yılanlı Tepe

1.936

Başyayla

Orta Toroslar

Tektonik

K.Sınat Tepe

1.925

Ermenek

Orta Toroslar

Tektonik

Asar Dağı

1.553

Ermenek

Orta Toroslar

Tektonik

 

Karaman İlinin iki önemli ovası bulunmaktadır. İl merkezinden Konya ve Ereğli’ye doğru deniz seviyesinden 1000-1050 m. yükseklikte verimli “Karaman Ovası” yer almaktadır. Genişliği 600 km2 olan ovada, tarıma engel olmayacak şekilde hafif düzlükler ve insan eliyle oluşturulmuş höyükler bulunmaktadır. Diğer bir ova “Ayrancı Ova”sıdır. Ovanın genişliği 375 km2; deniz seviyesinde yüksekliği ise 1010 - 1026 m.dir.

D - AKARSULAR

İlin belli başlı akarsuları içinde en büyüğü ve önemlisi Göksu Nehri’dir. Yerköprü Santrali mevkisinden çıkan nehir, Yünalanı mevkiinde Akdeniz’e dökülür. Uzunluğu 296 km. olan nehrin, il sınırları içindeki uzunluğu ise 47 km.dir.

İl içinde doğan akarsulardan en önemlisi, Gödet Çayı’dır. 81 km. uzunluğundaki bu çay, Yüzlük Dağı’ndan doğup; Gödet Barajı’nda son bulmaktadır.

Berendi Çayı ile birlikte Ayrancı Barajı’nı dolduran Ibrala Deresi 80 km. uzunluğunda olup; 2.7 debiye sahiptir. Göztaşı Tepe’den doğup Akköprü’de sona ermektedir.

Ermenek Çayı, 112 km. uzunluğunda olup; Göksu Nehri’nin bir koludur. 56 km.si, Karaman sınırları içinde bulunmaktadır.

Diğer akarsular ise, Deliçay, Eskiçay ve Kocaderedir.

 

E - GÖLLER VE BARAJLAR:

AKGÖL :

Doğu harikası bu göl, Ayrancı İlçesi sınırlarında bulunmaktadır. Yüzölçümü 29.8 km2 olup; en derin noktası 1 m.dir. Denizden yüksekliği 990 m. olan bu göle, Ereğli İlçesinin tahliye sularının karışması sonucu, göl bir bataklık haline gelmiştir. Doğal bir kuş cenneti olan gölde, üç yüze yakın kuş türü olduğu saptanmıştır. Doğal özelliklerini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya olan göl, 1994 yılında Karaman Valiliğinin girişimleri sonucunda, Bakanlar Kurulu’nun 30.03.1995 tarih ve 95/6717 sayılı kararı ile koruma altına alınmıştır. Av yasağı getirilen gölün, “Milli Park” yapılması yolundaki çalışmalar sürdürülmektedir.

ACIGÖL :

Merkez İLÇE sınırları içerisinde Süleymanhacı ve Köyü yakınındadır. Halk arasında bilinen diğer bir adı da, “Süleymanhacı Gölü”dür. Yüzölçümü 1.7 km2 olan gölün en derin yeri 4 m.; denizden yüksekliği de 987 m.dir. Gölün çevresi, Karaman Valiliğince 1994 yılında ağaçlandırılmıştır.

DOKUZ YOL GÖLETI :

Ayrancı İLÇE sınırları içinde, sulama amaçlı olarak yapılmıştır. Homojen dolgu tipli olarak yapılan göletin yüksekliği 16 m.dir. Maksimum hacim 390.000 m3, dolgu hacmi 97.500 m3’tür. Göletten 30 hektarlık tarım arazisi sulanmaktadır. Göleti besleyen belli başlı bir akarsu yoktur.

GÖDET BARAJI :

Merkez ilçeye 7.5 km mesafede ve Gödet Çayı üzerinde, sulama amaçlı olarak kurulmuştur. Kaya dolgu tipi olarak yapılan barajın yüksekliği 64,7 m., yüzölçümü 6.828.000 m2’dir. 158 milyon m3 su kapasitesi olan barajın dolgu hacmi 5.700.000 m3’tür. Karaman Ovası Sulaması I.Merhalesinde olan Gödet Barajı, 1988 yılında hizmete girmiştir.

AYRANCI BARAJI :

Ayrancı İlçesi sınırları içinde olup 1962 yılında yapımı tamamlanmıştır. Kocadere üzerinde toprak dolgu olarak yapılan barajın yüzölçümü 2.368.050 m2.; yüksekliği 36 m., maksimum göl hacmi 30.900.000 m3.; dolgu hacmi 2.300.000 m3’tür.

DELIÇAY BARAJI :

Yapımına 1993 yılında başlanmıştır. Karaman Ovası Sulaması I.Merhalesinde yer alan barajın depolama hacmi 25.6 milyon m3 ve yüksekliği 34 m.dir. 1996 yılında tamamlanması öngörülen barajın hizmete girmesiyle 39.600 dekarlık tarım arazisi sulanabilecektir.

Bu barajlardan başka, ihale aşamasında bulunan Ibrala Barajı ve Ermenek İlçesinde yapılması düşünülen Görmeli Barajı’nın da tamamlanmasıyla , ilimizin sulama alanındaki sorunları, önemli ölçüde giderilmiş olacaktır.

Ç E V R E

 

Birçok medeniyete beşiklik eden Karaman toprakları, uzun yıllar çeşitli zamanlarda yakılıp, yıkılmış ve oldukça yıpratılmıştır. İnsanların yoğun olarak yaşadığı yerlerde, mutlak surette bir çevre sorunu oluşmaktadır. Bölge olarak en büyük sorun bitki örtüsünün fakirliği ve bunun da tabii sonucu olarak, çölleşmenin başlamasıdır. Karaman, erozyon açısından oldukça büyük önem taşıyan bir konumdadır. Zira yüzölçümünün %82’si erozyona tabi bir yapı arz etmektedir. Özellikle, 9.393 km2 olan İl yüzölçümünün %52’si şiddetli ve çok şiddetli erozyona tabidir. İldeki erozyona ilişkin bilgiler aşağıda gösterilmiştir.

EROZYONA TABI ALANLAR

Erozyon Yapısı

Alan (ha.)

Oranı (%)

Zayıf Erozyon Alanı

199.549

21

Orta şiddetli Erozyon Alanı 81.377 9
şiddetli Erozyon Alanı

103.443

11

Çok şiddetli Erozyon Alanı

386.709

41

     
TOPLAM EROZYON ALANI

771.078

82

EROZYONSUZ ALAN

168.222

18

     
TOPLAM ALAN

939.300

100

Toprağı tutan bitki örtüsünün tahrip edilmesi sonucunda, örtüsüz kalan toprağın su ve rüzgar etkisiyle aşınması ve taşınması olarak tanımlanan erozyon, Karaman ili için en önemli çevre sorununu oluşturmaktadır. Il’de orman alanı, toplam il yüzölçümünün %21.2’sini kapsamaktadır. Ancak bu ormanlık alanında büyük bölümünü, bozuk ormanlık alandır. İldeki toplam, 199.678 ha. olan ormanlık alanın, 152.175 ha.’ını bozuk ormanlık alanı oluşturmaktadır. Bu nedenle Karaman’da, ormancılık alanında önemli çalışmaların yapılması gerektiği bilinci, gün geçtikçe daha da artmaktadır. Bu açıdan son yıllarda gerek orman teşkilatı, gerekse Karaman Belediyesi ve diğer Kamu kuruluşları çeşitli şekillerde ağaçlandırma çalışmalarına hız vermişlerdir. Özellikle, başta Karaman Valiliği’nin konuya duyarlı olması nedeni ile olumlu gelişmeler sağlanmıştır. Son üç yıl içinde, ildeki toplam ağaçlandırma çalışmaları ve dikilen fidan sayıları aşağıda gösterilmiştir.

AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI

Yıllar

Ağaçlandırılan Alan (ha.)

Dikilen Fidan (adet)

1992

805

719.000

1993

635

1.362.000

1994

605

1.094.000

Kış aylarında meydana gelen hava kirliliği, ilin ikinci önemli çevre sorununu oluşturmakla birlikte, hava kirliliği insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek derecede büyük boyutta değildir. Hava kirliliğinin esas nedeni, sanayi tesisleri veya taşıtlardan daha çok, konut ısıtmada kullanılan, kalitesiz yakıtlardan kaynaklanmaktadır.

Bu konuda gerekli önlemler, İl Mahalli Çevre Kurulu’nda alınmakta ve hava kirliliği en aza indirilmeye çalışılmaktadır. Hatta, bu konuda Mahalli Çevre Kurulu, Türkiye’de az sayıda ilde yeni uygulamaya bağlanan, motorlu taşıtların egzoz emisyonlarının ölçülmesi ile ilgili olarak, 1994 yılı Kasım ayından itibaren uygulamaya geçmiştir. Geçen bir yıllık süre içinde, on bine yakın aracın egzoz emisyon ölçümü yapılmıştır.

İlde çevre sorunlarını ele almak ve çevre konusunda halkı bilinçlendirmek amacı ile, 1990 yılında kurulan, fakat mali kaynak yetersizliği nedeni ile yeterince faal olmayan, Karaman İli Çevre Koruma Vakfı, Valiliğin girişimleri sonucunda, egzoz emisyonu ölçümünden elde edilen gelirin yarısının Vakfa aktarılmasıyla faal bir hale getirilmiştir. 1995 yılında, Vakıf, Ağaç Bayramı Törenleri ve Dünya Çevre Günü kutlamalarında, gazete ve dergi çıkartmış; öğrencilerin çevreye olan duyarlılıklarının arttırılması için, ilk ve orta dereceli okullarda, şiir, kompozisyon yarışmaları ile, münazaralar düzenlenmiştir. Bu yarışmalarda başarılı olan öğrencilere çeşitli ödüller dağıtılmıştır. Yine Vakıf tarafından, ilk sayısı Haziran 1995’te yayımlanan, “Karaman İli Çevre, İzcilik, Kültür, Turizm, Sanat ve Aktüalite” adlı dergi çıkarılmaya başlanmıştır. Üç ayda bir yayımlanan derginin, Eylül ve Aralık sayıları da yayımlanmıştır.Vakıf faaliyetleri arasında, atık kağıtların yeniden ekonomiye kazandırılması ve çevre kirliliğinin önlenmesi amacı ile, Temmuz-1995’ten itibaren “Atık Kağıt Toplama Kampanyası” başlatılmış ve halen çalışmalar devam etmektedir.

İlde katı atıkların oluşturduğu önemli bir çevre sorunu bulunmamakla birlikte, Organize Sanayi Bölgesi’ndeki sanayi tesislerinin bazı katı atıkları, henüz organize sanayisinin altyapı çalışmaları tamamlanamadığından sorun oluşturmaktadır.

İl merkezinde kanalizasyon ve yağmur suyu şebekelerinin yapımı büyük ölçüde yenilenerek tamamlanmış olup, Karaman Belediyesi’nin Kanalizasyon Arıtma Tesisi inşaatı devam etmektedir.

Karaman’da tabii ve coğrafi güzelliklerin korunmasına yönelik olarak Valiliğin girişimleri ve gayretleri sonucunda, Karaman-Ereğli sınırında bulunan ve birçok kuşun barındığı Akgöl’ün, Milli Parklar Kanununun üçüncü maddesine göre 30 Mart 1995 tarihinde Bakanlar Kurulu ile “Tabiatı Koruma Alanı” olarak tescili yaptırılmıştır.